
Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO), MARPOL’un doğru bir biçimde uygulanabilmesi adına, atık kabul tesislerinin çok önemli olduğunu farketmiş, ve Deniz Çevresini Koruma Komitesi (MEPC) tarafından üye devletler yeterli ve işlevsel atık kabul tesisleri kurmaları için teşvik edilmiştir.
MARPOL ile örtüşen 2000/59/EC direktifi ile, uluslararası limanların, limanın hizmet vermekte olduğu gemilerin ihtiyaçlarını en etkin şekilde karşılayacak ve efektif çözümler sunacak Atık Kabul Tesisi bulundurmaları zorunlu tutulmuştur.
Gemilerde, seyir şartlarında farklı türde atıklar oluşur, çeşitli yağlı atıklar, slaç (yakıt artığı), sintine, evsel atıksu, çöp, kargo artıkları vb. şekilde sıralanabilir. Gemilerde üretilen atıkların miktarları, personel sayısına, gemi büyüklüğüne, sefer süresine, kullanılan yakıta ve diğer faktörlere bağlıdır. Bunların yanı sıra gemi içerisinde uygulanmakta olan atık yönetim sistemi bu atık miktarında önemli rol oynar.
Bu atıkların denizlere boşaltılması ciddi çevre sorunları doğurmaktadır ve etkileri bilinmektedir. Atık kabul tesisileri, gemilerden alınan ilgili atıkların, ilgili yönetmelikler uyarınca ayrıştırıldığı, geçici olarak depolandığı ve sonrasında ilgili kuruluşlara bertarafa ya da geri kazanıma gönderildiği, atık su arıtımının yapıldığı lisanslı tesislerdir.
Artemis Arıtım olarak, uzman kadromuz ve saha tecrübemiz ile efektif şekilde hizmet verebilecek optimum tesisleri tasarlayıp, projelendirip, kurulumunu gerçekleştiriyoruz. Talep edilmesi halinde, alanında yetkin personelimiz ile işletme hizmeti de sunuyoruz.
Gemilerden kaynaklı atıklar, oluşturabilecekleri deniz kirliliği için MARPOL içerisinde 6 bölüm altında sınıflandırılır. Ek-I altında Petrol Türevi atıklar, Ek-II altında dökme yük olarak taşınan zehirli sıvı maddeler, Ek-III altında paketlenmiş formda taşınan zararlı maddeler, Ek-IV altında evsel atıksular, Ek-V altında farklı fraksiyonlarda katı atıklar, Ek-VI altında ise hava kirliliğine sebebiyet veren atıklar olarak tasnif edilmiştir.
Gemilerden genele bakıldığında, tesislere kabul edilen atıklar sıklıklar Ek-I ve Ek-V sınıfı altında yer almaktadır. Atık kompozisyonuna bakıldığında ise katı atık tesisi ve katı atık için, plastik, yemek atıkları, evsel atıklar, operasyonel atıklar ve pişirme yağı en çok kabulu yapılan fraksiyonlardır. Limanın hizmet verdiği gemi tipine bağlı olarak, Ek-I atıkları başlıca sintine, slaç, slop ve atık yağ olarak verilebilir. Yine bu gruptan geminin seyir rotasına ve tipine bağlı olarak sıklıkla slaç ve sintine kabulü yapılır.
Gemide üretilen slaç genel olarak herhangi bir yağ separasyon işleminden sonra kalan, su, katı madde ve yüksek viskoziteli yağ karışımı olan bir tortu olarak tanımlanabilir. Slaç kaynakları, ana makina ya da yardımcı makina yağlama yağı separatörleri, ya da yakıt separatörlerinin yanı sıra sintine separatörü ya da yağ filtreleme ekipmanları ve damlama ile toplama tavaları olarak gösterilebilir.
Sintine suyu, yağlı sıvılar, yağlayıcılar, hidrolik yağı, gres, yüzey aktif maddeler ve diğer sıvı atıklar içeren sulu bir karışımdır. Sintine suyu geminin en alt noktasına biriken bu atık karışımına verilen isimdir. Ana makina, yardımcı makina ve diğer sevk elemanlarlarından kaynaklı olabileceği gibi borular ve makina dairesi içerisinde yer alan çeşitli ekipmanlar kaynak olarak gösterilebilir. MARPOL ile belirlenmiş kriterlere uygun olarak gemi içerisinde fiziksel ayrıma tabi tutulduktan sonra özel bölgeler dışında 15 ppm (Kanada için ise 5 ppm) altında yağ içeriği olan sintine suları deşarj edilebilir ya da sintine tankında bekletilerek sonrasında atık kabul tesisine verilebilir.
Atık kabul tesisi kurulumundan önce proje raporu hazırlanır, proje raporu içerisinde aynı zamanda Atık Yönetim Planı da yer alır. Bu rapor içerisinde limanın hizmet vereceği gemiler, kabul edilmesi beklenen atıklar ve bu bilgilere istinaden kapasite hesapları yer alır. Her 3 yılda bir yenilenmesi gerekmektedir. Alanında uzman ekibimiz ve saha tecrübemiz ile hazırlık aşamasında da müşterimizin yanındayız.
Gemilerden alınan sintine ve slaç bünyesinde su ihtiva eder. Tesis içerisinde öncesinde tanklarda bekletilerek serbest suyu alınan sintine sonrasında separatörden geçirilir ve fiziksel yöntemle ile ayrılan sular endüstriyel atıksu arıtma ünitesinden geçirildikten sonra alıcı ortama deşarj edilir.